24 Eylül 2013 Salı

Kitap Karakterlerine Blog Ödülü :D

Gelmiş Geçmiş En Zeki Cadı Adayı Öğrenci Ödülü : Hermione Granger (hp)
Gelmiş Geçmiş En Zeki Büyücü Adayı Öğrenci Ödülü : Harry Potter (hp)
Gelmiş Geçmiş En Şeker En Şirin Büyücü Adayı Öğrenci Ödülü : Ron Weasley (hp)
Gelmiş Geçmiş En Yakışıklı Büyücü Adayı Öğrenci Ödülü : Cedric Diggory (hp)
En Cesur Kız Ödülü : Nora Grey (hush hush )
En Seksi Bilardo Öğretmeni Ödülü : Patch Capriano (hush hush)
En Pratik Zeka Roman Karakter Ödülü : Kaptan  Jack Sparrow (karayip korsanları)
Aşkı Yüzünde Acı Çeken Roman Karakter Ödülü : Stefan Salvatore (tvd)
En Güçlü Kız Ödülü : Katniss Everdeen (hush hush) (açlık oyunları)
En Mükemmel Arkadaş Ödülü : Vee Sky (hush hush serisi)
Zorluklar Karşısında Ayakta Kalan En Günlü Karakter Ödülü : Frodo Baggins (lotr)
Küçük Boyuna Rağmen Kocaman Bir Kalbi Olan Karakter Ödülü : Lotr Sam (lotr)
Gelmiş Geçmiş En Mükemmel Kral Ödülü : Arator'un Oğlu Aragorn (lotr)
En Mükemmel Baba Ödülü : Edward Cullen (alacakaranlık)
En Mükemmel Anne Ödülü : Bella Cullen (alacakaranlık)
En Etkileyici Aşık Ödülü : Vincent (benim için öl )
Yılın En Seksi Yarı Tanrısı Ödülü : Percy Jackson


Şimdilik Aklıma Gelen Muhteşem Kitapların Muhteşem Karakterleri Bu Kadar <3



bazı hikayeler seninle sonsuza dek kalır <3

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Yüzüklerin Efendisi Serisi

Herşey Bilbo bagins'in güç yüzüğünü  bulmasıyla başladı hiçbirşeyden haberi olmayan bilbo yüzük sayesinde uzun bir yaşam sürmüştü yüzük artık saklanmak istemiyordu efendisine gitmek istiyordu ve bu gerçekleşirse büyük bir felaketin olacağı anlamına geliyordu.Bilbo'nun doğum gününde yüzüğü frodaya vermesiyle büyük macera başladı..Froda ve sam'in elf diyarına gitmesi burada kurulan yüzük kardeşliği ve gondor'un gerçek kralının arator oğlu aragorn da bu yolculukta olmasıyla herşey mükemmelleşti.Yolculuğun başında frodo ve sam diğerlerinden ayrılmak zorunda kaldı ve yolculuğa ikisi devam ettiler ama kardeşlik hep onların yanndaydı onları korumak için herşeyi yaptılar.Aynı zamanda saruman kötülük yapmaya devam ediyor ve rohan hanesi ile uğraşıyordu kral teoden sarumanın büyüsü altındaydı ve çok güçsüzdü taki gandalf onu bu tılsımdan kurtarana kadar.Seriyi böyle olay akışıyla anlatmaya devam edersem birkaç saatlik bir yazı ortaya çıkar o yüzden görüşlerimle devam etmek istiyorum :) Seri boyunca yapılan savaşlar mükemmel..Aslında ben sam'in frododan daha çok övgüyü hak ettiğini düşünüyorum.Çünkü sam frodo için yemeğinden,suyundan vazgeçti kendi içmedi kendi yemedi frodo ya verdi frodo yoruldu onu sırtında taşıdı tüm yükleri çantaları o taşıdı frodo ya hep destek verdi ama frodo smeagol a inandı ve bu yüzden sam'i yanından bile kovdu..Gelelim benim asıl favorim aragorn'a. Aragorn hakkı olan taht için döndü ve seri sonunda tahtına geçmeyiaşkı Arven ile evlenmeyi başardı.Eomer at beyi rohan ın yeni kralı teoden öldükten sonra çok üzülmüştüm ama eomer için çok sevindim çünkü o tam bir kral. Legolas savaş sahnelerinde gözleri üstüne çeken yakışıklı elf onuda çok seviyorum..Faramir babası ne kadar piskopat olsa da ne kadar onu yakmaya çalışsada faramir de favorilerimden di ve serinin sonunda eolin ile evlenmesine çok mutlu oldum..Frodonun yüzüğü atmama isteğine sinir oldum tabi bunun yüzük yapıyor orasını biliyorum ama smeagol olmasa ne yapardı tahmin bile etmek istemiyorum.Sonuçta herşey mutlu sonla bitti sam sevdiği kızla evlendi , frodo kitabını bitirdi , bilbo elf diyarına gitti , aragorn tahtını aldı ve arven ile evlendi , legolasla ilgili birşey olması can sıkıcıydı aslında ama neyse bidahaki yazıda görüşürüz ...

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Harry Potter

Evet bugun J.K. ROWLİNG in hayal dünyasına götürüyorum sizi :)
Harry Potter serisi benim çocukluğumun filmlerinden onunla büyüyorum dediğim birkaç filmden biri...
Harry'nin serisini hem okudum hem de izledim ama ben filmlerini daha çok beğendim çünkü yönetmenin hayal gücü mükemmel...Uçan arbalar,duvardan geçmeler,hogwats daki herşey,dersler,profesörler her şey harika olağanüstü bir yaratıcılık var...Gelelim arkadaşlığa seride en çok beğendiğim ikili harry ve Hermioneydi hep birleşip sevgili olacaklar diye bekleyip durdum finalde ron ve harmonie nin olmaasına pek sevinmedim cini ve harry e de aynı şekilde...Yanlış anlamayın weasley leri çok severim evleri,aksanları,r harfini söyleyememeleri bence çok şekerler ama ne bileyim ben hep harry ve Hermione yi birbirine yakıştırdım..Gelelim ateş kadehine benim en sevdiğim seridir çünkü konusu,turnuvaları,ilk sahnedeki maç herşey süperdi..Ayrıca bence bu seride robert pattinson u oynatarak twilight ve harry potter arasında çekişme olamayacağının mesajı önceden verildi :)
Felsefe taşında harry'nin gryffindor'a seçilmesi, sırlar odasın da belkide yanlış takımda olduğunu düşünüp seçmen şapkayla konuşması ve film sonunda gryffindor kılıcını alabilmek için gryffindor bölümünde olması gerektiğini öğrenmesi ateş kadehinde voldemortun canlanması ve seri boyunca olan herşey özellikle rus ve fransız okulundaki öğrencilerin giriş sahnesi harikaydı,azkaban tutsağında sirius bi harikaydı olanları anlatması suçsuzluğunu anlatması harryle yakınlaşmaları,zümrüdüanka yoldaşlığında en gıcık olduğum seri diyebilirm dumbledorenin müdürlükten alınması falan acaip sinir bozucuydu,melez prens melez prens harry potterda en çok ağladığım seri dumbledore nin öldüğü sahne beni çok fazla üzmüştü çok fazla ağlamıştım ve sirius a çok fazla kızmıştım ama sonra aslında dumbledorenin zaten öleceğini öğrenince bu geçmişti ,  tabi ölüm yadigarları part 1 harrynin ve arkadaşlarının ölüm yadigarlarının hikayelerini öğrenmeleri ejderhaya binmeleri harikalardı ,ölüm yadigarları part 2 ise bambaşka mükemmeldi sirius ölünce çok fazla üzülmüştüm harrynin annesine olan aşkı mükemmeldi lily ölünce ağlaması falan çok üzülmüştüm sonunda tren garında bitmesi hoşuma gitmedi ama harrynin oğlunun ismi albus,severus potter orda çok duygulandım...Ben albus severus potter ın okula gitmesi seçmen şapkanın onu slytherin bölümüne seçmesini falan bekliyordum neyse benden bu kadar :)

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Pretty Little Liars

Bugün beni her izleyişimde çılgın bir maceranın içine sürekleyen dizi pll hakkında yazıyorum :)
Öncelikle senaryo hakkında birkaç şey söylemek istiyorum dizinin senaryosu tam anlamıyla harika her hafta bir dahaki hafta ne olacak diye merak ediyorum tahminler yapıyorum ama tahminlerim yerine bambaşka sonuçlar çıkıyor örnek vermek gerekirse üçüncü sezon finalinde o arabanın bagajından ne çıkacağını merak edip durdum farklı farklı tahminler verdim tatil boyunc abunu bekledim ama 4.1 de önümüze çıkan şey bir domuz oldu...
Spencer'ın a takımına katılması toby'nin a takımında olması falan derken ortlaık baya bi karıştı kimin iyi olduğu kimin kötü olduğu bilinmez hale geldi bir sonraki bölüm ne olacak heyecanı daha da arttı..
A takımı hakkında birkaç şey söylemek gerekirse A'nın kızlarla ne alıp veremediği olduğunu anlamış değilim zamanında -A alisonla da uğraşıyormuş ama alison çok kötü ve yaramaz bir karakter onunla uğraşmasına şaşmadım ama kızlar la uğraşma sebebini anlıyamıyorum..Özellikle -A emily ile tüm kızlardna daha fazla uğraşıyor bunun nedeni bence emily'nin kızlar arasındaki en zayıf halka olduğunu düşünmesi eğer kızları bir zincir olarak düşünürsek emily de bu zincirin bir halkasıysa tek bir halkanın kopması demek zinciri bidaha birleştiremeyeceğiniz anlamına gelir bence -A nın da planladığı bu...
Gelelim birkaç soru işaretine üçüncü sezonda karşımıza sıkça çıkan cece daha sonra çıkmamaya başladı  cece karkaterini parlatıp sonra da birden ortadan kaybetmelerini anlayamadım...
Birazda ilişkiler hakkında konuşmak istiyorum üçüncü sezon finalinde aria ya sinir oldum ve dördüncü seonda o çocukla yakınlaşması beni deli ediyor...Ezria benim favorim çiftim di ve ayrılmalarına çok üzüldüm ayrıldıkları sahnede gözlerim doldu :(
Emily nin hemcinslerinden hoşlanması biraz farklı dizide her karaktere yer verilmek istenmesi güzel ama o sahnelerde bir değişik oluyorum...
gelelim Spoby e... Spoby bence çok şeker ama spencer ın toby nin -A takımında olduğunu öğrendiği sahneler çok kötüydü sonradan spencer ın da -A takımına katılmaıs falan derken senaryo çok kaırştı diye düşünürken senarist yine yapacağını yaptı ve kızların planı olduğu ortaya çıktı :)
Gelelim haleb hanna ve caleb ikilisine caleb ın -A hakıında kızlara yardım etmesi çok centilmenceydi babasıyla ilgili duygusallıklara yer verilmesi ve hanna nın yardım etmesi ideal çift olduklarını gösteriyordu ama ben açıkçası hanna ve scott u daha çok beğeniyordum...
Şimdilik benden bu kadar bir daha ki yazıda görüşmek üzere :)

27 Haziran 2013 Perşembe

The Vampire diaries

Yazıya başlamadan önce belirteyim koyu stelena,klaroline ve stefan fanıyım yorumlarımda bu yönde olcak :)

Diziyi eleştirmeye birinci sezondan başlamak istiyorum ahh birinci sezon herşeyiyle mükemmeldi stefan elenaya olan aşkı,dürüstlüğü,cesareti,hayatını mahveden damonla uğraşması,asaleti,kibarlığı ve bağlılığıyla beni kendine hayran bırakmıştı...
Bana genelde ne zaman stelena fanı oldun diye soruluyor cevabım:stefan birinci sezon birinci bölümde eve dönmemem gerekirdi tehlikenin farkındayım ama seçeneğim yoktu onunla tanışmak zorundayım  işte bu cümle ben bu cümleyi duyduğumdan beri stelena fanıyım <3
Gelelim seon ikiye aslında sezon iki ufak sinirlenmelerimin başladığı sezondu çünkü damon elenaya karşı birşeyler hissettiğini snamaya başladı ama bence hissetmiyor sadece kath yüzünden elenaya aşık olduğunu zannediyor...İkinci sezon sonunda stefana birkez daha aşık oldum çünkü sırf damonu kurtarmak için onu yaşatmak için onsuz yapamam dediği elenadan 10 yıl ayrılmayı,dönmek istemediği deşiciliğe dönmeyi ve klausla kalmayı kabul etti.
Üçüncü sezon işte bu sezon elena ve damondan nefret ettiğim sezon damondan nefret ettim çünkü sırf onu kurtarmak için hayatının 10 yılını feda eden aşkının 10 yılını feda edn stefanı kurtarmak yerine sevgilisini baştan çıkartmaya çalıştı elenaya neden kızgınım elenaya kızgınım çünkü stefan o üzülmesin ve kardeşi ölmesin diye bu kararı aldı elena bunu biliyordu tıpkı damon gibi.Elena lafta stefanı arıyor ondan vazgeçmiyor ama damonla yakınlaşmaktan da geri kalmıyor damonla arasına mesafe koymuyordu...Stefan mystic falls a gelincede zaten durumu anlamıştı :( ve stefanın verdiği tepki ona olan sevgimi arttırdı elenaya seni seviyorum ama işin içine bir başkası girerse bir başkasına aşık olursan aradan çekilirim demesi mükemmeldi (cümleyi herfi harfine hatırlamıyorum yanlış olabilir) daha sonra stefan damonla bir anlaşma yaptı elenanın seçtiği kişi elenayla olacka ve diğeride kasabayı terkedecekti elena stefanı seçti ona veda etmek için yani onunla görüşmek için geliyordu ama reb yüzünde bu mahvoldu ve elena  vampire dönüştü hala stefanlaydı hatta 4.1 de stefanla kapatılınca söyledikleri muhteşemde tam mutlu oluyorlar derken efendilik bağı çıktı sonrada zaten herşey mahvoldu elena damonu seçti silas çıktı stefan gösrel ikizmiş bunu öğrendik vs. stefanın görsel ikiz olduğunu öğrendiğimde verdiğim tepki elena da görsel ikiz kaderleri burda bile aynı olmuştu ama kaderlerinin aynı olması bir işe de yaramadı beşici sezon hakkında da tek söyleyebileceğim herşey olabilir...
son olarak yazımın sonunda klarolineye yer vermek istiyorum :) klaroline yi destekliyorum çünkü klaus carolineye aşıkken bambaşka mükemmel bir adam oluyor ona karşı davranışları sürprizleri ettiği laflar bile beni benden alıyor diyebilirinm :) bence onlar için umut var :)

24 Haziran 2013 Pazartesi

Hush Hush Serisi

Kitaplar hakkındaki ilk yazımı hush hush serisi hakkında yazmak istedim nedenini merak ediyorsanız hush hush benim hayatımda okudum en güzel aşk romanlarından ve ilki...
Bir varlığın aşk için neler yapabileceğini aşk içni neleri göze alabileceğini gördüğüm 3 seriden biri şüphesiz hush hush serisidir...
Gerçek aşk hiç beklemediğiniz anda karşınıza çıkabilir...Sınıfta hiç istemediğiniz halde düzen değişir ve yanınıza tanımadığınız sohbet etmediğiniz çocuk oturur ve o an sizin için herşey balıyor demektir tıpkı Nora Grey gibi...
Ümidi ve beklentisi olmadığı halde büyük bir aşkın içine düşen noranın hayatı tamamen değişiyor...Patch birçok kızın uzak duracağı belalı tiplerden Nora'da böyle düşünmesine rağmen kendini birden Patch'in çekim alanında buluyor...
Patch bilardo oynayan,teni nane kokan,beyzbol şapkalı seksi ve yakışıklı birr tip...Nora ise bir çoğumuzun olduğu gibi çalışkan bir tip fiziksel olarak anlatmamız gerekir patch in de dediği gibi saçlarını aleve versen bu kadar kızıl olamaz lafıyla tabirlencek şekil  de kızıl saçlı,beyaz tenli babasının kaybıyla birlikte annesiyle bir çiftlik evinde yaşan karakter...
Herşey biyoloji sınıfında patch'in nora'nın yanında oturmasıyla başlıyor ve sonrası muhteşem bir aşk ve heyecan hikayesi....
Yazar Becca Fıtzpatrıck burda resmen kalemini konuşturmuş diyebilirim ve bu muhteşem seriyi size zevkle öneririm <3

22 Haziran 2013 Cumartesi

Game Of Thrones

GOT benim için bambaşka bir dünya...Demir taht ve ona ulaşmak için yapılan mücadeleler...Dizinin yapımı için mart ayının beklenmesi deaneryes'ın olduğu sahneleri çekmek için güney yarım küreye gidilmesi yapılan işi daha mükemmelleştiriyor ama ben işin profesyonel yanını değil de bende uyandırdığı izlenimleri yazmak istiyorum.Ned Stark birinci sezonda ölümüne en çok şaşırdığım insan açıkçası ikinci sezon başlarken ned'in bir yerlerden çıkacağını düşünüyordum sonuçta dam başrol ölmez falan diyordum ama beklentilerimin hiçbiri çıkmadı game of thrones'in sevdiğim yanıda bu birşey bekleyemiyorum çünkü olacakları tahmin bile edemiyorum...İkinci sezon güzeldi ama üçüncü sezon dokuzuncu bölüm yazarken aklıma geliyor ve hala aklıma geldikçe gözlerim doluyor robb :( robb ölmemeliydi senaristlere burda çok kızmıştım robbu öldürmemeliydiler ama sonra kitap aklıma geldi kitapta olanların yaşanması için robb'un ölmesi gerektiğini biliyordum...
Ned ve Robb aslında ölmemeliydiler olan sadece haksızlık ve hainlikti....deaneryes targaryen  ejderhaların annesi bundan sonraki favorim taht dany'nin hakkı umarım tahtı o alır